Mahalli İdarelere Hizmet Derneği Soru Cevap Platformu Sitede soru sormak için üye olmanız gerekmektedir.

İLÇE MERKEZİNDE İMAR DURUM BELGESİ ALAMAYAN ARSANIN EMLAK VERGİSİ DURUMU HAKKINDA

1 gösterim
11 Mayıs 5- Mali Hizmetler kategorisinde TURGAY CAN sordu

Hocam Merhaba,

      İLÇE MERKEZİNDE OLAN ŞEHİR İMAR PLANIMIZIN ( ........ ) PAFTASINA İSABET EDEN, ADA ORTASINDA KALMIŞ BİR KADASTRO PARSEL VE İMAR YOLUNA CEPHESİ OLMAYAN, ADA MİĞFER ÇİZGİSİ SEBEBİ İLE İMAR DURUM BELGESİ ALAMAYAN ARSANIN EMLAK VERGİSİ DURUMU HAKKINDA GÖRÜŞÜNÜZE İHTİYAÇ DUYMAKTAYIZ. BU TÜR ARSALARIN VERGİ DURUMU HAKKINDA UYGULAMA NASIL OLMALIDIR ? (ARSA VERGİSİNDEN KISITLILIK VEYA MUAFİYET DURUMU VAR MIDIR ?) CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.

1 cevap

11 Mayıs C.Özyardımcı cevapladı

Sayın abonemiz,

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, "Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu Kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde Belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır.

Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu Kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu Kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar." hükmü yer almaktadır. Bu hükme istinaden hazırlanan 28/02/1983 tarihli ve 83/6122 Bakanlar Kurulu Kararı eki "Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar"ın 1 nci maddesinde,

"a) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan,

b) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan,

parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır.

Ancak, bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmaz.

c) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da konut, turistik veya sinai tesis yapılmak amacıyla, her ne şekilde olursa olsun parsellenen ve tapuya bu yola şerh verilen arazi ve arazi parçaları,

d) Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da deniz, nehir, göl ve ulaşım yolları kenarında veya civarında bulunması veya sınai veya turistik önemi yahut hızlı şehirleşme faaliyetleri dolayısıyle ve İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde, imar planı ile iskân sahası olarak ayrılan yerlerdeki arazi ve arazi parçaları,

arsa sayılır." denilmektedir.

16 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde, anılan Kararın uygulanmasında dikkate alınacak usul ve esaslar açıklanmış bulunmaktadır.

Bu bağlamda, 1319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde "Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler" fıkralar halinde belirtilmiş olup, aynı Kanunun 23 üncü maddesinde de, bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. 

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, anılan Kararın 1 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılması, ancak bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanılmaları halinde arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirilmeleri gerekmektedir.

Aynı maddenin (c) fıkrasına göre, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan ve konut, turistik veya sınai tesis yapılmak amacıyla her ne şekilde olursa olsun parsellenen ve tapuya bu yolda şerh verilen arazi ve arazi parçalarının arsa sayılarak; (d) fıkrasına göre ise belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da deniz, nehir, göl ve ulaşım yolları kenarında veya civarında bulunması veya sınai veya turistik önemi yahut hızlı şehirleşme faaliyetleri dolayısıyla ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği  Bakanlığının önerisi üzerine Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde, imar plânı ile iskan sahası olarak ayrılan yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının da arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinden vergilendirilmeleri gerekmektedir.

Ancak 6360 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişen 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 5 inci maddesi ile büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il mülki sınırları, ilçe belediyelerinin sınırlarının ise bu ilçelerin mülki sınırları olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, söz konusu düzenlemeden sonra  büyükşehir ve ilçe belediyelerinin mücavir alanından söz etmek mümkün olamayacaktır.

Buna göre, şirketinizin malik olduğu taşınmazların, 83/6122 Bakanlar Kurulu Kararı eki "Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar"ın 1 nci maddesinin (a) ve (b) fıkralarına göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunmaları veya imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları olmaları durumunda, arsa sayılarak arsaya ait oran üzerinde vergilendirilmeleri gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu taşınmazların anılan Kararda aranılan niteliklere sahip olmamaları ve tarımsal faaliyetlerde kullanıldığının belgelendirilmesi durumunda, arsa sayılmayarak araziye ait oran üzerinden vergilendirilecekleri görüşündeyiz.

Bu durumda imar durum belgesi alıp almadığı emlak vergisi alınıp alınmayacağının ölçüsü olamayacağı,  belediye hizmetlerinden yararlandırılıp yararlandırılmadığı hususu gözetilerek belediye sınırları içinde yer alan ve tarımsal faaliyette kullanılması mümkün olmayan parsellenmemiş arazilerin de yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde emlak (arsa) vergisine tabi olacağı görüşündeyiz.

...